DÜNYA TASARRUF GÜNÜ
DÜNYA TASARRUF GÜNÜ
31 Ekim 2016 Pazartesi - 19:00
A1
A2
A3
A4
hemen-paylas sayfayı-yazdir
dunya-tasarruf-gunu

31 Ekim tarihi bütün dünyada tasarruf günü olarak kutlanmaktadır. Tasarruf kelimesi ‘kullanmak, sarf etmek, tüketmek’ anlamlarına gelmektedir. Daha özelde konumuzla ilgili anlamı ise ‘ölçülü kullanmak, ölçülü tüketmek; gereğinden fazla kullanmamak, israf etmemektir’

DÜNYA TASARRUF GÜNÜ

31 Ekim tarihi bütün dünyada tasarruf günü olarak kutlanmaktadır. Tasarruf kelimesi ‘kullanmak, sarf etmek, tüketmek’ anlamlarına gelmektedir. Daha özelde konumuzla ilgili anlamı ise ‘ölçülü kullanmak, ölçülü tüketmek; gereğinden fazla kullanmamak, israf etmemektir’.

 

Bilindiği gibi dünyamızda hava ve su dâhil doğal kaynaklar sınırlıdır. Haliyle doğal olmayan kaynaklar hayli hayli sınırlıdır. Ancak dünya doğal denge içinde yaratılmıştır. Yani tüketilen kaynaklar bir şekilde doğaya dönmekte ve dönüşmektedir. Bu da bugüne kadar dünyamızın dengeli bir hayat alanı olarak devamını sağlamıştır. Fakat ne yazık ki, insanoğlu, bizler ‘sınırsız tüketme hırsına’ sahibizdir. Ayrıca yıkıcı, zarar verici özelliklerimiz de vardır.

 

Özellikle yaklaşık iki yüzyıldır sanayileşmenin gelişimiyle üretim ve tüketim ilişkileri yoğunlaşmıştır. Sanayileşmiş ülkelerin, büyük endüstriyel şirketlerin yüksek miktarlardaki üretimi aynı büyüklükteki tüketici kesimlerini zorunlu kılmıştır. Çünkü tüketim pazarını yaratamayan üretim hiçbir işe yaramayacaktır. Karlı olmayacaktır. Tüketim kitlesi nasıl yaratılır? Elbette ki, insanların, toplumların tüketim alışkanlıkları değiştirilerek ve yeni tüketim alışkanlıkları yaratılarak adeta yeni bir kitle yaratılır. Son iki yüzyılda yapılan da bu değil midir? Örneğin bugün niçin ısrarla  kola tüketiriz? Ekmek, su ve hava gibi zorunlu olarak tüketmemiz mi gerekiyor? Yoksa bize dayattığı bir kültürle donatılmış olduğu için mi içiyoruz? Kısacası en azından gençler ‘imaj için’ içmiyor mu başlarda? Bu tür içecek reklamlarında geçen ‘imaj her şeydir’ sloganına dikkat edelim.

 

Tüketim alışkanlığını hayatımızın içindeki her şeye yaymak gerekir. O zaman, bir tüketim felaketiyle karşılaşıyoruz şüphesiz! İhtiyacımız olmadığı halde satın aldığımız elbiseler, gerekli ve yararlı olmadıkları bilindiği halde içilen içecekler bu tüketim felaketinin bir göstergesi değil mi?

 

Sırf gösteriş için avizeli evciklerimiz, doğru dürüst yolu olmayan beldelerimizdeki lüks arabalar, özelliklerinin asla tamamını kullanmayacağımız pahalı bilgisayarlar, cep telefonları israf felaketine varan tüketim alışkanlıklarımızdandır. Son günlerde İstanbul’da ucuz elektronik eşya satacağını ilan eden bir mağazadaki yaşananlar acınacak halimizi göstermektedir. Sadece ucuz olduğu için televizyon, bilgisayar, vb. satın almak için mağazaya geceden gelen, mağaza girişinde ve içinde olmadık sıkıntıları yaşayan yüzlerce insan tüketim alışkanlıklarının kurbanları değil midir? Kaldı ki, Avrupa’da en fazla cep telefonu satışının olduğu ülkelerden birisidir Türkiye.

 

Çok gelişmiş cep telefonuna sahip olmak –özelliklerini kullan veya kullanma- ayrıcalık olarak algılatılmıştır zavallı insanımıza. Hâlbuki cep telefonu sadece bir iletişim aracıdır. Bu yaygın örneğe, Avrupa’da çıkan lüks arabaların Türkiye’de belki sıralamaya girecek çoğunlukta çok müşterisinin olduğunu ilave etmiyorum. İsraf ve yanlış tüketim alışkanlığının  en önemli nedeni bilinçsizlik ve ihmaldir. Doğal kaynaklarımızın sınırlı olduğunu düşünebilmek bir bilinçtir. Örneğin; aşırı kullanım olursa su tükenebilir. Sorumsuzca kirletirsek hava bizi zehirleyebilir. Evimizde ihmalimizden dolayı açık bırakılan bir lamba, ihmal ile kapatılmayan musluklar gereksiz tüketime yol açmaktadır. Hâlbuki Hazreti Peygamber ‘bir ırmağın kenarında bile abdest alıyor olsanız suyu tasarruflu kullanın’ buyurmuşlardır.

 

Gördüğümüz gibi sonsuz kaynakların bile tüketiminde tasarruflu davranmak gerekmektedir. Bu bir olumlu tüketim alışkanlığıdır. Sonuçta; birçok kişinin söylediği gibi gereksiz ışıkları söndürün, akan muslukları kapatın gibi alışılmış sözler söylemeyeceğim. Çünkü bunları hepimiz biliyoruz, bilmeliyiz de. Çöpe attığımız kâğıtların ayrı, cam ve plastik eşyaların ayrı bırakılması gerektiğini, zira bunların geri dönüşümünün sağlandığını da söylemeyeceğim. Zira bunu da biliyorsunuz. Ama tasarruflu kullanım ve ölçülü tüketim bilincimiz ve kültürümüzün geliştirilmesi gerektiğini özellikle vurgulamak istiyorum.

 

Yılın sadece bir günü değil, her günü tüketim ve kullanım tarzımıza yön verecek bir tasarruf kültürü ve tüketim bilinciyle gerçekten tasarruf yapabiliriz. Bu da ancak, tasarruf kültürü ve bilincini kazanmakla mümkün olacaktır.

1935 yılında bazı Türk bankaları, 1924’te Birinci Uluslararası Tasarruf Kongresi’nde kabul edilen 31 Ekim gününü, Uluslararası Tasarruf Günü olarak kabul etmişlerdi.

 

Enerjinin insan hareketinde, insanın günlük yaşantısında çok büyük bir yer tuttuğu muhakkaktır. Bu önemli ihtiyacın bilinçsiz kullanılması, insan geleceğine birçok olumsuz etkiyi de beraberinde getirecektir. Enerjinin gereği kadar ve bilinçli olarak kullanılmasını sağlamak için her yıl 11 – 18 Ocak tarihleri arasında Enerji Tasarrufu Haftası kutlanır.

 

Hafta içinde, bütün yurtta enerji tasarrufu ile ilgili toplantı ve açık oturumlar düzenlenir. Radyo ve televizyonda enerji tasarrufunu işleyen programlar yayınlanır. Okullarımızda enerjide tutumlu olmanın önemi anlatılır. Alınması gereken önlemler belirtilir. Öğrenciler arasında enerji tutumu ile ilgili afiş, karikatür, resim ve kompozisyon yarışmaları düzenlenir. Bu yarışmalarda derece alanlara ödülleri dağıtılır. Bu çalışmaların amacı, enerjinin iyi kullanımını sağlamaktır.

 

Günümüzde enerjinin önemi gittikçe artıyor. Enerji iş görebilme, iş yapabilme gücüdür. İki tür enerji vardır. Durum enerjisi ve Hareket Enerjisi. Durum enerjisi cisimlerin durumu nedeniyle sahip olduğu enerjidir. Cismin hareketi sırasında oluşan enerjiye de hareket enerjisi denir.

 

Evde, işyerinde, toplum yaşamının her alanında makineler kullanılır. Makineler insanların işlerini kolaylaştırır. Az emekle kısa sürede büyük işler görülmesini sağlar. Evimizdeki buzdolabı, elektrik süpürgesi, çamaşır makinesi annemizin işlerini kolaylaştırır. Traktör çiftçilerin az zamanda çok iş yapmalarını sağlar. Kullandığımız araç ve gereçlerin, giyeceklerimizin çoğu fabrikalarda, makinelerle üretilir. Bütün makineler enerji ile çalışır. Makinelerden düzenli ve sürekli olarak yararlanabilmek için enerjiyi tutumlu kullanmak zorundayız.

 

Başlıca enerji kaynaklarımız; elektrik, su, güneş, kömür ve petroldür. Bu enerji kaynaklarından elektriği kendimiz üretiyoruz. Güneş ışığından ve sularımızdan doğal enerji olarak yararlanıyoruz. Yalnız petrol ülkemizde yeterince çıkmadığı için (bilgi yelpazesi.net) petrolün yarısını dışarıdan alıyoruz. Son yıllarda kömür rezervlerimizin azalması sebebi ile onu da dışarıdan ithal etmeye başladık. Bütün bu enerji alımları, ekonomimiz için ağır bir yüktür. Dış satım gelirimizin büyük bir bölümü petrol alımına harcanıyor. Ulusal ekonomimizin düzelmesi için enerjiyi tutumlu kullanmak zorundayız. Enerjinin yetersizliği, üretimin düşmesini, yurt ekonomisini ve günlük yaşantımızı etkilemektedir.

 

Enerjide tutum, sınırlı enerji kaynağının en verimli biçimde kullanımıdır. Gereksiz enerji tüketiminin ve kayıplarının azaltılmasıdır. Enerjide tutum aynı işi daha az enerji ile yapmaktır. Enerji Tutum Haftası içinde öğrendiklerimizi yaşam boyu uygulayalım. Evimizde boşa yanan lambaları söndürmeyi unutmayalım. Bozuk musluklarımızı onaralım. Suyumuzun boşa akmasını önleyelim, izlemediğimiz program süresince televizyonu ve radyoyu kapatalım. Kışın pencere yalıtımlarına daha çok özen gösterelim. Enerji tasarrufu konusunda öğrendiklerimizi, dinlediklerimizi ömür boyu uygulayalım.

 

*Alıntıdır

uyariUyarı: Sitemizde yer alan yazı, haber, makale, video, yorum ve tüm tıbbi bilgiler sadece genel bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgiler zamanla geçerliliğini kaybedebilir. Sitede yer alan bu bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini alamaz, doktor muayenesi ve tedavisi yerine kullanılamaz, kişisel teşhis ve tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez. Sağlığınızla ilgili durumlarda lütfen uzman bir doktora danışınız. Sitemiz, uzman bir doktora danışılmadan yapılan herhangi bir uygulamadan doğabilecek zarardan sorumlu tutulamaz. Sitemizi ziyaret eden, yorum yapan ve doktorlara soru gönderen kişiler, bu uyarıları kabul etmiş sayılacaktır.

Yorumlar
Yeni Yorum Ekle
(0) Yorum Yapıldı
Henüz bir yorum eklenmedi.
Diğer Haber Başlıkları